Türk tarihinin en hüzünlü anlarından biri Sultan Yıldırım Beyazıd ve Timur’un bir biri ile karşı karşıya gelmeleridir.
İki Türk hükümdarı Ankara Savaşı’nda karşı karşıya gelmişler ve Yıldırım Beyazıd Timur’a yenilmiştir. Yıldırım esir düştü ve Türk geleneklerine uyularak silahı elinden alınmadı.
Savaş sonrası Timur’un huzuruna çıkarılan Yıldırım Beyazıd üstü başı perişan olmasına rağmen vakur ve dimdik bir vaziyetteydi. Onurundan taviz vermeyen Yıldırım, Timur’un kendine bakarak gülmesi üzerine çok sinirlenmiş ve
“Allah’ın kötü kader verdiği birine gülmek fenalıktır!”der ama Timur gülmeye devam eder ve ” Ben sana değil, Allah’ın dünyayı senin gibi bir kör ile benim gibi bir topala bırakmasına gülüyorum” der.
Rivayetlere göre Timur hep Yıldırım Beyazıd’ın karşısında eğilmesini istemiştir. Ancak Yıldırım gibi hükümdarın eğilmesini beklemenin saflık olacağını düşünecek olmuş ki kapısı alçak bir çadır yaptırarak Yıldırım’ı karşısına çıkarmak istemiş.
Ancak Yıldırım çadırın önüne gelince kılıcını çıkarıp çadırı parçalayarak yine dimdik Timur’un karşısına çıkmıştır.