John Gerrard Keulemans'ın Paradesia decora adlı tablosunda betimlenen cennet kuşları
Cinsel seçilim veya eşeysel seçilim Charles Darwin'in 1859 tarihli kitabı Türlerin Kökeni'nde açıkladığı kavramdır. Doğal seçilimin temel dayanaklarından biri olarak kabul edilen cinsel seçilim yaşam erkek bireyler arasında yaşanan dişiye sahip olma savaşından ileri gelmektedir. Charles Darwin'e göre cinsel seçilim;
“ ...hayatta kalma çabasına bağlı değil, fakat erkekler arasında dişilerini baştan çıkarma çabasına bağlıdır, sonuç da başarısız olan rakibin ölümü değildir; ancak daha az veya hiç yavru olmamasıdır. ”
“ ...herhangi hayvanın dişi ve erkeği ortak genel alışkanlıklara sahipse.. ancak yapı, renk veya desenleri açısından farklılıklar gösteriyorsa, bu tip farklılıklara genel anlamda cinsel seçilim neden olmuş olur. ”
Darwin cinsel seçilimi tavuskuşu tüyleri, cennet kuşları ve deve boynuzlarıyla örneklemektedir. Darwin, cinsel seçilime dair başlangıçta üç sayfalık olan ilk değerlendirmesini daha sonra 1871 yılındaki İnsanın Türeyişi (The Descent of Man and Selection in Relation to Sex) adlı kitabında oldukça genişçe ele almıştır. Bu 900 sayfalık ve 2 ciltlik çalışmasının 70 sayfası insan evrimindeki cinsel seçilimi anlatırken diğer 500 sayfalık kısmı ise hayvanlardaki eşeysel seçilimi içerir. Özetle, doğal seçilim hayatta kalma mücadelesinin bir neticesi iken cinsel seçilim üreme mücadelesinin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.
“ Cinsel mücadelenin iki türü vardır: ilki aynı cinsiyete sahip bireyler (genellikle erkekler) arasında olanıdır -ki bu mücadeler rakipleri saf dışı bırakmak veya öldürmek için yapılır- ve bu durumda dişiler pasif kalır; ikincisi ise aynı şekilde yine aynı cinsiyete sahip bireyler arasındadır -ve bunlar genellikle dişiler olur- fakat bu sefer mücadeler karşı cinsi etkilemek içindir ki bu sefer dişiler pasif kalmaz ve böylece kendilerine daha uygun olan eşler seçerler. ”
Genel tanım
Cinsel seçilim kavramı, çoğu hayvanların geliştirdiği ve işlevi bireylerin hayatta kalmasına sağlamayan ama üretkenlik başarısını arttırmaya yardımcı olan eğilimlerdeki davranışların gözlemlenmesinden doğmuştur.
Bu, iki farklı yolla anlaşılabilir:
karşı cinse karşı kendilerini çekici kılmalarıyla (cinsiyetler arası interseksüel seçilim) veya
hemcinslerini korkutma, caydırma ya da aynı cinsiyetten rakiplerini mağlup etmeleriyle (cinsiyet içi intraseksüel seçilim).
Dolayısıyla eşeysel seçilim iki ana form alır: erkeklerin dişiler tarafından seçilmek için birbirleri ile rekabet edip yarıştıkları interseksüel seçilim (aynı zamanda “eş seçimi” ya da “dişi seçimi” olarak da bilinir) ve daha az kısıtlanmış olan cinsiyetin (tipik olarak erkek cinsiyet) daha kısıtlı olan cinsiyete ulaşmak için kendi aralarında saldırganca rekabet ettikleri intraseksüel seçilim(aynı zamanda erkek-erkeğe rekabet olarak da bilinir). Burada kısıtlı olan cinsiyet, ebeveynlik görevi için en yüksek yatırım yapan cinsiyettir ve bu nedenle daha yüksek oranlarda iyi bir eş seçimi baskısı altında kalır.